Makaleyi Oyla
(2 oy)

Tedarik Zinciri Yönetiminde Depo İşlevleri

Okunma Sayısı: 3377 defa

Depolama süreçleri, göndericiden ürünlerin depoya alınması ve bu işlemin organizasyonuyla başlamaktadır. Gönderici deponun niteliğine bağlı olarak tedarikçi, üretici, ihracatçı veya ithalatçı olabilmektedir. İmalat sektöründe hammadde, yarı mamul ya da hazır parçanın depoya girmesi, fiziksel [depolamanın gerçekleştirilmesi, ambalajlama, etiketleme ve konsolidasyon işlemlerinin yanı sıra dağıtım öncesi son kontrollerin yapılması ve depolanıp son kullanıcıya uygun şekillerde ulaştırılması depolama iş süreçlerinin temel halkalarını oluşturmaktadır.Ürünün hammadde aşamasından son kullanıcıya ulaşması aşamasına kadar ki süreçleri içeren tedarik zinciri yönetiminde depolamanın etkinlik ve verimliliği işletmelerin performansını belirlemektedir. Hammadde ve malzemelerin satın alınıp depolanması, üretim sürecine dahil edilmesi daha sonrasında tamamlanmış ürün haline getirilip dağıtımının gerçekleştirilmesine uzanan tedarik zinciri yönetiminde hız ve uyumun öne çıkması ile birlikte depolama faaliyetleri de önem kazanmıştır.

Günümüzde hemen her sektörde israf, kayıp, hasar ve gecikme maliyetlerine karşı önlem alma pn üst seviyededir. Tüm sektörler iş akışlarını süreç bazlı düşünmekte ve ona uygun olarak şekillendirmektedir. Depolamada ekonomik ve hizmet bağlantılı faydalar ön plana çıkmaktadır. Lojistik maliyetler ekseninde taşıma, depolama, dağıtım ve ambalajlama başlıkları düşünülmektedir. Operasyonların hızlandırılması ve hedef pazara uyum konusunda depolar stratejik bileşenler olarak görülmektedir.

Sıfır stok ilkesi ile çalışan üretim işletmelerinde minimum seviyede elde bulundurma maliyetine katlanılmakta ve bu anlayış içerisinde depo fonksiyonu etkin bir rol üstlenmemektedir. Sadece teslimat sürelerinin uzun olduğu belirli hammadde ve kritik parça gruplarında emniyet stoku bulundurulmaktadır.

Diğer taraftan bazı sektör ve ürün gruplarında stokta ürün bulundurma anlayışı operasyonların sürdürülmesi ve risklere karşı koruma anlamında büyük yararlar sağlamaktadır. Mevsimsel talepteki aşırı yükselmeler, hammadde fiyat istikrarsızlığı veya belirli ürün gruplarındaki kıtlık gibi faktörler depolamaya olan gereksinimi arttırabilmektedir.